아무 단어나 입력하세요!

"entice" in Turkish

çekmekcezbetmek

Definition

Birini cazip veya istek uyandıran bir şeyle bir şeyi yapmaya ikna etmek ya da çekmek.

Usage Notes (Turkish)

'Entice' genelde çekici ya da cazip bir şeyle insanları ikna etmek anlamında kullanılır. 'entice someone with', 'entice customers' gibi kalıplarda sıkça görülür; 'seduce' kadar güçlü değildir.

Examples

The smell of fresh bread can entice people into the bakery.

Taze ekmek kokusu insanları pastaneye **çekebilir**.

The company tried to entice customers with big discounts.

Şirket, büyük indirimlerle müşterileri **cezbetmeye** çalıştı.

I tried to entice my cat with some tuna, but she ignored me.

Kedimi biraz ton balığıyla **çekmeye** çalıştım ama beni umursamadı.

Nothing could entice him away from his video games.

Hiçbir şey onu video oyunlarından **uzaklaştırmaya** **cezbetmedi**.

They used free samples to entice people to try the new product.

Yeni ürünü denetmek için insanları **çekmek** amacıyla ücretsiz numuneler verdiler.

A catchy jingle can really entice buyers during commercials.

Aklı kalan bir jingle reklam sırasında alıcıları gerçekten **cezbedebilir**.