"enthusiasm" in Turkish
Definition
Bir şey hakkında yoğun heyecan, ilgi veya isteklilik duyma hali.
Usage Notes (Turkish)
Resmi ve günlük dilde sıkça kullanılır. 'coşku göstermek', 'coşkusunu yitirmek', 'büyük bir coşkuyla' gibi ifadelerde geçer. 'Enerji' ya da 'tutku' ile karıştırılmamalı; 'coşku' daha çok motivasyon ve heyecan anlamındadır.
Examples
She showed great enthusiasm for the new project.
O yeni projeye büyük bir **coşku** gösterdi.
Children often have a lot of enthusiasm.
Çocuklar genellikle çok fazla **coşku**ya sahiptir.
His enthusiasm faded over time.
Zamanla onun **coşkusu** azaldı.
It's hard not to catch her enthusiasm when she talks about traveling.
Seyahat hakkında konuştuğunda onun **coşkusu** sizi de sarıyor, kendinizi tutmak zor.
Even on Monday mornings, he manages to bring enthusiasm to the team.
Pazartesi sabahları bile takıma **coşku** katmayı başarır.
People really appreciate a little enthusiasm in customer service.
Müşteri hizmetinde biraz **coşku** insanlar tarafından çok takdir edilir.