아무 단어나 입력하세요!

"entailed" in Turkish

gerektirmek

Definition

Bir şeyin gerçekleşmesi için başka bir unsurun gerekli olmasını ya da kaçınılmaz şekilde dahil olmasını ifade eder.

Usage Notes (Turkish)

'Entail', resmi ve özellikle akademik, hukuki veya iş ortamlarında kullanılır. 'entail risks', 'entail responsibilities' gibi kalıplarla sık karşılaşılır; fiziksel nesneler için kullanılmaz, zorunlu sonuç veya gereksinimler için uygundur.

Examples

The new project entailed extra work for everyone.

Yeni proje, herkes için ek iş **gerektirdi**.

Becoming a doctor has always entailed years of study.

Doktor olmak her zaman yıllarca süren bir öğrenimi **gerektirmiştir**.

The job entailed traveling to different countries.

İş farklı ülkelere seyahati **gerektiriyordu**.

They had no idea what the change really entailed until it happened.

Değişikliğin gerçekte neyi **gerektirdiğini** ancak gerçekleşince anladılar.

Moving to another city entailed leaving behind many friends.

Başka bir şehre taşınmak, birçok arkadaşı geride bırakmayı **gerektiriyordu**.

He didn't realize that taking on the role entailed so much responsibility.

O rolü üstlenmenin bu kadar büyük sorumluluk **gerektirdiğinin** farkında değildi.