"enrage" in Turkish
Definition
Birini aşırı derecede öfkelendirmek veya sinirlendirmek.
Usage Notes (Turkish)
Resmî ve güçlü bir fiildir; genellikle edilgen ('was enraged') olarak kullanılır. Yoğun öfke durumlarını anlatmak için seçilir, hafif kızgınlıkta kullanılmaz.
Examples
Her rude comments enraged him.
Onun kaba yorumları onu **çileden çıkardı**.
The unfair decision enraged the crowd.
Adaletsiz karar, kalabalığı **çileden çıkardı**.
His actions always enrage his parents.
Onun davranışları her zaman ebeveynlerini **çileden çıkarır**.
It really enraged me when they lied straight to my face.
Yüzüme apaçık yalan söylediklerinde gerçekten çok **çileden çıktım**.
Don't do that—it will only enrage him further.
Bunu yapma—bu onu daha da **çileden çıkarır**.
She managed to stay calm, even though the news enraged everyone else.
Haber herkesin **çileden çıkmasına** rağmen, o sakin kalmayı başardı.