"ennui" in Turkish
Definition
Hayatta hiçbir şeyin ilgi çekici veya heyecan verici gelmediği, derin bir sıkıntı ve memnuniyetsizlik hissi.
Usage Notes (Turkish)
‘Can sıkıntısı’ ve ‘bıkkınlık’ daha çok edebiyatta veya sanatsal-sohbetlerde kullanılır; günlük dilde nadiren geçer. ‘Sıkıntı’dan daha derin bir yaşamdan hoşnutsuzluk anlatır.
Examples
He felt a constant ennui during the long, rainy days.
Uzun ve yağmurlu günlerde sürekli olarak **can sıkıntısı** hissediyordu.
Her life was filled with ennui after she retired.
Emekli olduktan sonra hayatı **can sıkıntısı** ile doldu.
Traveling often helped him escape his ennui.
Seyahat etmek genellikle onun **can sıkıntısı**ndan kaçmasına yardımcı olurdu.
You could almost taste the ennui in that empty office.
O boş ofiste **can sıkıntısı** adeta hissedilebiliyordu.
After months without work, his ennui turned into frustration.
Aylarca işsizliğin ardından, **can sıkıntısı** artık hayal kırıklığına dönüştü.
Some people see social media as a cure for ennui, but it doesn't last long.
Bazı insanlar sosyal medyayı **can sıkıntısı**nın ilacı olarak görür, ama pek uzun sürmez.