"engender" in Turkish
Definition
Bir duygu, durum veya koşulun oluşmasına veya ortaya çıkmasına sebep olmak.
Usage Notes (Turkish)
Resmi ve akademik metinlerde kullanılır. Genellikle 'engender trust', 'engender conflict' gibi soyut kavramlarla birlikte kullanılır. Gündelik konuşmada pek yer almaz.
Examples
New laws can engender positive social change.
Yeni yasalar toplumda olumlu değişikliklere **neden olabilir**.
A kind word can engender hope in others.
Nazik bir söz başkalarında umut **ortaya çıkarabilir**.
Careless actions may engender problems for a team.
Dikkatsiz davranışlar ekip için sorunlara **neden olabilir**.
Their policies have engendered a lot of debate in the community.
Onların politikaları toplumda çokça tartışma **yarattı**.
A lack of communication can easily engender misunderstandings.
İletişim eksikliği kolayca yanlış anlamalara **neden olabilir**.
The movie’s ending really engendered strong feelings among the audience.
Filmin sonu izleyicilerde gerçekten güçlü duygular **yarattı**.