"enforcer" in Turkish
Definition
Yaptırımcı, kuralları veya kanunları uygulatmakla görevli kişidir; suç gruplarında ise zor ya da tehdit kullanarak itaat ettiren kişidir.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok resmi, yasal veya spor ve suç ortamlarında kullanılır. Sporda takım arkadaşlarını koruyan oyuncu, suç ortamında ise şiddet uygulayan kişidir.
Examples
The police sent an enforcer to make sure everyone followed the new rules.
Polis, herkesin yeni kurallara uymasını sağlamak için bir **yaptırımcı** gönderdi.
He works as an enforcer for a local gang.
O, yerel bir çete için **infazcı** olarak çalışıyor.
An enforcer makes sure that the rules are not broken.
Bir **yaptırımcı**, kuralların bozulmamasını sağlar.
As the team's enforcer, he protected his teammates from rough opponents.
Takımın **yaptırımcısı** olarak, o arkadaşlarını sert rakiplerden korudu.
Everyone in town knew the club's enforcer and tried to stay on his good side.
Kasabadaki herkes, kulübün **infazcısını** tanıyor ve onunla iyi geçinmeye çalışıyordu.
The new company rules are strict, and the boss acts like an enforcer.
Şirketin yeni kuralları sıkı ve patron adeta bir **yaptırımcı** gibi davranıyor.