"endeavoring" in Turkish
Definition
Zor veya önemli bir şeyi başarmak için büyük bir gayretle çalışmak.
Usage Notes (Turkish)
'Çabalamak' ve 'gayret etmek' ifadeleri resmî ve ciddi bağlamlarda kullanılır; günlük konuşmada pek yaygın değildir.
Examples
She is endeavoring to learn a new language.
O, yeni bir dil öğrenmek için **çabalıyor**.
The team is endeavoring to finish the project on time.
Ekip projeyi zamanında bitirmek için **çabalıyor**.
He is endeavoring to improve his grades.
O, notlarını yükseltmek için **çabalıyor**.
They are endeavoring to make the company more sustainable.
Şirketi daha sürdürülebilir yapmak için **çabalıyorlar**.
We are endeavoring to provide the best service possible.
En iyi hizmeti sunmak için **çabalıyoruz**.
Despite many setbacks, she keeps endeavoring to achieve her dreams.
Birçok aksiliğe rağmen, o hayallerini başarmak için **çabalamaya** devam ediyor.