"endangerment" in Turkish
Definition
Birini veya bir şeyi tehlikeye atma durumu; özellikle yasal, çevresel ya da güvenlik alanlarında kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Hukuki, çevre veya güvenlik ile ilgili metinlerde rastlanır; örneğin 'çocuğu tehlikeye atma', 'yaban hayatının tehlikeye atılması'. Günlük dilde pek kullanılmaz. Fiil hali 'endanger'dır.
Examples
The endangerment of wildlife is a serious problem worldwide.
Yaban hayatının **tehlikeye atılması** dünyada ciddi bir sorundur.
The man was arrested for child endangerment.
Adam, çocuk **tehlikeye atma** suçundan tutuklandı.
Smoking inside the house increases the endangerment of everyone living there.
Evde sigara içmek, orada yaşayan herkes için **tehlikeye atma** riskini artırır.
She was charged with reckless endangerment after leaving her child unattended in the car.
Çocuğunu arabada yalnız bıraktığı için dikkatsizce **tehlikeye atma** suçuyla yargılandı.
Pollution is a form of endangerment to both people and nature.
Kirlilik, hem insanlar hem de doğa için bir **tehlikeye atma** biçimidir.
The report highlighted the endangerment of rare plant species in the area.
Rapor, bölgedeki nadir bitki türlerinin **tehlikeye atılması**na dikkat çekti.