"enamored" in Turkish
Definition
Birine ya da bir şeye karşı güçlü bir sevgi, hayranlık veya tutku duymak.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok edebi veya resmî ortamlarda kullanılır; genellikle 'enamored of' veya 'enamored with' kalıbında geçer. Günlük konuşmada nadirdir.
Examples
She is enamored with classical music.
Klasik müziğe **âşık**.
He became enamored of his new job.
Yeni işine **tutulmuş**.
Many children are enamored of fairy tales.
Birçok çocuk masallara **âşık**.
He's totally enamored of her adventurous spirit.
O, onun maceracı ruhuna tamamen **tutulmuş** durumda.
I was so enamored with the city that I didn't want to leave.
Şehre o kadar **âşık** oldum ki ayrılmak istemedim.
It's easy to get enamored of new ideas, but hard to make them work.
Yeni fikirlere **tutulmak** kolaydır ama onları hayata geçirmek zordur.