아무 단어나 입력하세요!

"enamored of" in Turkish

hayran olmakbüyülenmek

Definition

Birine ya da bir şeye derin bir hayranlık veya sevgi duymak.

Usage Notes (Turkish)

Daha çok edebi ve resmî bir anlatımdır. Sadece romantik aşk değil, derin hayranlık ya da takdir de ifade edebilir. İnsan, fikir veya nesne için kullanılabilir.

Examples

She is enamored of classical music.

O, klasik müziğe **hayran**.

Many tourists become enamored of the city's beauty.

Birçok turist şehrin güzelliğine **hayran oluyor**.

He quickly became enamored of his new job.

Yeni işine hızla **hayran kaldı**.

They were so enamored of each other that they barely noticed anyone else at the party.

Birbirlerine öylesine **hayrandılar** ki partide başkalarını neredeyse fark etmediler.

I'm completely enamored of this book—haven't put it down all week.

Bu kitaba tamamen **hayranım**—tüm hafta elimden bırakmadım.

He’s not as enamored of football as his friends are.

O, arkadaşları kadar futbola **hayran değil**.