"elephantine" in Turkish
Definition
'Elephantine', bir şeyin çok büyük, ağır veya hantal olmasını, ya da fil gibi olmasını ifade eder. Ayrıca filden esinlenen ya da ona benzeyen şeyler için de kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle edebi veya resmi bir anlatımda geçer, günlük konuşmada nadir kullanılır. Büyük ya da hantal nesneleri veya hareketleri tarif etmek için idealdir.
Examples
The building was so large, it looked almost elephantine.
Bina o kadar büyüktü ki neredeyse **fildişi gibi** görünüyordu.
His elephantine footsteps echoed in the empty hall.
Onun **fildişi gibi** adımları boş salonda yankılandı.
The elephantine sculpture stood in the middle of the park.
Parkın ortasında **fildişi gibi** bir heykel duruyordu.
Her elephantine grace surprised everyone at the dance.
Onun **fildişi gibi** zarafeti dansta herkesi şaşırtmıştı.
Moving the elephantine sofa took three strong people.
**Fildişi gibi** koltuğu taşımak için üç güçlü insan gerekiyordu.
His response was so slow, it felt almost elephantine in pace.
Onun cevabı o kadar yavaştı ki neredeyse **fildişi gibi** bir hızdaydı.