"ego" in Turkish
Definition
Kişinin kendini ayrı bir birey olarak düşünmesini sağlayan benlik; gündelik dilde genellikle aşırı gurur veya kendini fazla önemli görme anlamında kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Psikolojide ve günlük konuşmada kullanılır, fakat günlük dilde genelde olumsuz bir anlam taşır: 'büyük ego'. 'hurt someone's ego', 'boost your ego', 'ego trip' gibi kalıplarla sıkça karşılaşılır. Sağlıklı özgüvenle karıştırmayın.
Examples
His ego gets hurt when people ignore his ideas.
İnsanlar onun fikirlerini görmezden gelince, **egosu** inciniyor.
She has a big ego and hates being wrong.
Onun **egosu** büyük ve yanlış olduğunu asla kabul etmez.
Too much ego can cause problems in a team.
Fazla **ego**, bir ekipte sorunlara neden olabilir.
I’m not saying this to stroke my ego—I really think we did a good job.
Bunu **egomu** okşamak için söylemiyorum—gerçekten iyi bir iş çıkardığımızı düşünüyorum.
He turned the meeting into an ego trip instead of solving the problem.
Toplantıyı sorunu çözmek yerine bir **ego** şovuna çevirdi.
Leave your ego at the door and listen to the feedback.
**Egonu** kapıda bırak ve geri bildirimi dinle.