"effecting" in Turkish
Definition
Belirli bir sonucu sağlamak için bir şeyi yapmak; bir planı veya değişikliği uygulamaya koymak.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok resmî ve yazılı Türkçede geçer. Hukuk, iş dünyası veya devlet metinlerinde sıkça kullanılır. 'affecting' ile karıştırmayın. 'effecting change', 'effecting a transfer' gibi ifadelerde görülür.
Examples
He is effecting major changes at the company.
Şirkette büyük değişiklikler **gerçekleştiriyor**.
The government is effecting new policies this year.
Hükümet bu yıl yeni politikaları **uygulamaya koyuyor**.
They are effecting a smooth transition for all employees.
Tüm çalışanlar için sorunsuz bir geçiş **gerçekleştiriyorlar**.
By effecting a few key changes, she improved the whole process.
Birkaç önemli değişikliği **uygulayarak** sürecin tamamını iyileştirdi.
He's interested in effecting real change, not just talking about it.
O, sadece konuşmak değil; gerçekte değişikliği **gerçekleştirmek** ile ilgileniyor.
Effecting the transfer took longer than expected due to paperwork.
Evrak işleri yüzünden **devri gerçekleştirmek** beklenenden uzun sürdü.