"eerily" in Turkish
Definition
Bir şeyin tuhaf ve biraz da korkutucu bir şekilde gerçekleşmesi; genellikle doğaüstü ya da gizemli bir atmosfer yaratılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle yazılı ve betimleyici anlatımlarda, özellikle ortam tasvirlerinde kullanılır. 'Eerily silent', 'eerily lit' gibi kalıplara dikkat edin; günlük konuşmada yaygın değildir.
Examples
The house was eerily quiet last night.
Dün gece ev **ürkütücü bir şekilde** sessizdi.
The streets were eerily empty after the storm.
Fırtınadan sonra sokaklar **ürkütücü bir şekilde** boştu.
The lights flickered eerily in the hallway.
Koridordaki ışıklar **ürkütücü bir şekilde** yanıp söndü.
He smiled eerily, making everyone feel uneasy.
O **ürkütücü bir şekilde** gülümsedi, herkes huzursuz oldu.
The fog rolled in eerily, covering the whole town.
Sis **ürkütücü bir şekilde** yayıldı, tüm kasabayı sardı.
The music stopped eerily just as I entered the room.
Odaya girer girmez müzik **ürkütücü bir şekilde** kesildi.