"educates" in Turkish
Definition
Birine özellikle okulda ya da bilgi vererek öğrenmesine yardımcı olmak ya da öğretmek.
Usage Notes (Turkish)
Öğretmenler, ebeveynler veya kurumlar için sıkça kullanılır. Hem resmi eğitim hem de bilgilendirme anlamında geçebilir.
Examples
The teacher educates her students every day.
Öğretmen her gün öğrencilerini **eğitir**.
This program educates people about health and nutrition.
Bu program, insanları sağlık ve beslenme hakkında **bilgilendirir**.
She educates her children at home.
O, çocuklarını evde **eğitir**.
The museum really educates visitors through interactive exhibits.
Müze, etkileşimli sergilerle ziyaretçileri gerçekten **bilgilendirir**.
Good journalism educates the public, not just informs them.
İyi gazetecilik yalnızca bilgilendirmez, aynı zamanda toplumu **eğitir**.
Sometimes life itself educates you more than school ever could.
Bazen hayatın kendisi, okuldan daha çok seni **eğitir**.