"duplicity" in Turkish
Definition
Bir kişinin gerçek niyetlerini gizleyip iki yüzlü, aldatıcı şekilde davranmasıdır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle hukuki veya edebi ortamlarda kullanılır; gündelik konuşmada yaygın değildir.
Examples
Her duplicity surprised everyone in the office.
Onun **ikiyüzlülüğü** ofiste herkesi şaşırttı.
The lawyer exposed the witness’s duplicity during the trial.
Avukat, duruşmada tanığın **ikiyüzlülüğünü** ortaya çıkardı.
People lost trust because of the politician’s duplicity.
Siyasetçinin **ikiyüzlülüğü** yüzünden insanlar güvenini kaybetti.
I can’t stand that kind of duplicity—friends should always be honest with each other.
Bu tür **ikiyüzlülüğe** tahammül edemem—arkadaşlar her zaman dürüst olmalı.
His charm hid a deep duplicity that few people ever noticed.
Onun cazibesi derin bir **ikiyüzlülüğü** gizliyordu, bunu çok az kişi fark etti.
After discovering his duplicity, she broke off the relationship immediately.
Onun **ikiyüzlülüğünü** öğrenince hemen ilişkiyi bitirdi.