"dunking" in Turkish
Definition
Bir yiyeceği hızlıca sıvıya batırmak. Aynı zamanda basketbolda topu sıçrayıp direkt potaya atma hareketidir.
Usage Notes (Turkish)
Yiyeceklerde günlük ve samimi bir ifadedir ('bandırmak'). Basketbolda ise güç ve beceri gerektiren şık bir harekettir. Tamamen batırmak değil, kısa bir temas söz konusu olur.
Examples
He enjoys dunking his cookies in milk.
Kurabiyesini süte **bandırmayı** sever.
She watched the players taking turns dunking the basketball.
Oyuncuların sırayla basketbol topunu **smaç** yapmasını izledi.
I love dunking my bread in hot soup.
Ekmeğimi sıcak çorbaya **bandırmaya** bayılırım.
Nothing beats dunking a fresh donut in your coffee on a cold morning.
Soğuk bir sabah taze bir çöreği kahveye **bandırmak** gibisi yoktur.
He pulled off an amazing dunking move in the final minutes of the game.
Maçın son dakikalarında harika bir **smaç** hareketi yaptı.
Kids love dunking fries in ketchup—it’s half the fun of eating them!
Çocuklar patatesi ketçaba **bandırmaya** bayılır—yemenin keyfi orada!