아무 단어나 입력하세요!

"droplets" in Turkish

damlacık

Definition

Bir sıvının çok küçük yuvarlak damlalarıdır; genellikle yüzeyde veya havada görülür.

Usage Notes (Turkish)

Sadece sıvılar için kullanılır; 'su damlacığı', 'tükürük damlacığı' gibi ifadelere dikkat edin. Katı partiküller için kullanılmaz.

Examples

You can see droplets of water on the window after it rains.

Yağmurdan sonra, pencerede su **damlacıkları** görebilirsin.

The scientist studied the droplets under a microscope.

Bilim adamı, mikroskop altında **damlacıkları** inceledi.

Tiny droplets formed on the cold glass.

Soğuk bardakta minik **damlacıklar** oluştu.

When someone sneezes, droplets can spread germs through the air.

Birisi hapşırdığında, **damlacıklar** yoluyla mikroplar havaya yayılabilir.

The early morning grass sparkled with droplets of dew.

Sabahın erken saatlerinde çimenler çiğ **damlacıkları**yla parlıyordu.

Fine droplets from the spray made my face feel cool.

Spreyden gelen ince **damlacıklar** yüzümü serin hissettirdi.