"drive up the wall" in Turkish
Definition
Birini aşırı derecede kızdırmak veya çok sinirlendirmek.
Usage Notes (Turkish)
Resmi olmayan bir deyimdir; 'gerçekten', 'tam anlamıyla' gibi ifadelerle birlikte sıkça kullanılır. Sadece kişiler için geçerlidir, nesneler için kullanılmaz.
Examples
My little brother can drive up the wall when he shouts all afternoon.
Küçük kardeşim bütün öğleden sonra bağırınca beni **çileden çıkarabiliyor**.
Loud construction noise will drive up the wall if it continues for hours.
Yüksek inşaat gürültüsü saatlerce sürerse insanı **çileden çıkarır**.
Waiting in long lines always drives me up the wall.
Uzun sıralarda beklemek beni her zaman **çileden çıkarır**.
His constant tapping on the desk is really driving me up the wall.
Masada sürekli tıkırtı yapması gerçekten beni **çileden çıkarıyor**.
If I hear that song one more time, it’s going to drive me up the wall!
O şarkıyı bir kez daha duyarsam beni **tamamen çıldırtacak**!
You know what really drives me up the wall? People who talk loudly on the phone in public.
Biliyor musun, beni gerçekten **çileden çıkaran** ne? Toplum içinde yüksek sesle telefonla konuşan insanlar.