"drive to the wall" in Turkish
Definition
Birini çok zor bir duruma sokmak, duygusal, zihinsel veya finansal olarak sınırına zorlamak.
Usage Notes (Turkish)
Deyimdir, oldukça resmi veya yazınsal bir dilde kullanılır. Genelde 'driven to the wall' (edilgen) biçiminde görülür. 'drive up the wall' (birini çok sinirlendirmek) ile karıştırmayın.
Examples
Rising costs drive small businesses to the wall.
Artan maliyetler **küçük işletmeleri köşeye sıkıştırıyor**.
Years of stress finally drove her to the wall.
Yıllarca süren stres sonunda **onu köşeye sıkıştırdı**.
Debt can drive people to the wall if they are not careful.
Borç **insanları köşeye sıkıştırabilir** eğer dikkatli olmazlarsa.
Competition from big companies is really driving us to the wall.
Büyük şirketlerle rekabet gerçekten **bizi köşeye sıkıştırıyor**.
He felt driven to the wall by constant criticism at work.
İş yerindeki sürekli eleştirilerle **köşeye sıkışmış** hissetti.
When the bank refused to help, we were driven to the wall.
Banka yardım etmeyi reddettiğinde, **köşeye sıkıştık**.