아무 단어나 입력하세요!

"drive into the ground" in Turkish

yıpratmakbirini harap etmek

Definition

Birini ya da bir şeyi aşırı derecede çalıştırarak yormak, çok fazla kullanarak yıpratmak.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle olumsuz ve günlük dilde kullanılır. Hem insanlar hem de nesneler için geçerlidir. Literal anlamda 'sürmek' için kullanılmaz, yorgunluk ve aşırı kullanıma odaklanır.

Examples

He drove his team into the ground with extra work.

Takımını fazla iş yüküyle **yıprattı**.

If you drive the car into the ground, it will break soon.

Eğer arabayı **yıpratırsan**, yakında bozulur.

Don't drive yourself into the ground with too much study.

Çok çalışmakla kendini **yıpratma**.

The manager's demands are really driving everyone into the ground.

Yöneticinin talepleri herkesin gerçekten **yıpranmasına** sebep oluyor.

All that constant travel can drive you into the ground.

Sürekli seyahat etmek seni **yıpratabilir**.

She warns new employees not to let the company drive them into the ground.

Yeni çalışanlara, şirkete onları **yıpratmasına** izin vermemelerini söylüyor.