"dribbled" in Turkish
Definition
Sporlarda, özellikle basketbol veya futbolda, topu yere vurarak veya hafifçe iterek ilerletmek. Ayrıca sıvının yavaşça damlaması anlamına da gelir.
Usage Notes (Turkish)
Spor için 'top sürmek', sıvılar için 'damlamak' kullanılır. Bebeklerde veya hayvanlarda salya anlamında da yaygın. Bulanık konuşmak anlamında kullanılmaz.
Examples
He dribbled the basketball down the court.
O basketbol topunu sahada **top sürdü**.
Water dribbled from the tap.
Musluktan su yavaşça **damladı**.
The baby dribbled on his shirt.
Bebek gömleğine **salya akıttı**.
She dribbled past two defenders and scored a goal.
İki savunmacıyı **top sürerek** geçti ve gol attı.
Tom accidentally dribbled coffee on his notes during the meeting.
Tom toplantı sırasında yanlışlıkla notlarının üzerine kahve **damlattı**.
Rain dribbled down the window while we waited inside.
Yağmur, biz içeride beklerken camdan yavaşça **süzülüyordu**.