"dredge" in Turkish
Definition
Nehir, liman gibi yerlerin tabanından çamur veya kum çıkarmak için özel bir makine kullanmak. Yemekte ise gıdayı hafifçe una veya şekere bulamak demektir.
Usage Notes (Turkish)
Teknik/bürokratik işlerde 'dredge etmek' kullanılır. Yemekte genellikle 'una bulamak' olarak geçer. 'Dredge up' eski mevzuları gündeme getirmek anlamında kullanılır.
Examples
They used a machine to dredge the river.
Nehri **dredge ettiler** bir makineyle.
Coat the chicken by dredging it in flour.
Tavuğu una **bulayarak** kaplayın.
They need to dredge the harbor to allow big ships in.
Büyük gemilerin girişine izin vermek için limanı **dredge etmeleri** gerekiyor.
Before frying, make sure to dredge the fish in breadcrumbs.
Kızartmadan önce balığı galeta ununa **bulayın**.
Sometimes old scandals get dredged up during elections.
Bazen eski skandallar seçimlerde **gündeme gelir**.
The crew worked all night to dredge the canal after the storm.
Fırtınadan sonra ekip, gece boyunca kanalı **dredge etti**.