"drawers" in Turkish
Definition
‘Çekmece’ mobilyalarda bulunan, eşyaların konduğu sürgülü gözlerdir. Eski İngilizcede aynı kelime uzun iç çamaşırını da ifade edebilir.
Usage Notes (Turkish)
Günümüzde genellikle mobilyadaki çekmeceleri anlatır. İç çamaşır anlamı artık neredeyse hiç kullanılmaz. ‘Drawer’ çizim yapan kişiyle karıştırmayın.
Examples
She keeps her socks in the top drawer.
Çoraplarını en üst **çekmeceye** koyar.
The desk has three drawers on each side.
Masada her iki tarafta üçer adet **çekmece** var.
Please close the drawers after you use them.
Lütfen kullandıktan sonra **çekmeceleri** kapat.
I found my passport buried under some papers in the bottom drawer.
Pasaportumu en alttaki **çekmecede** kağıtların altında buldum.
The kitchen drawers always get stuck when it’s humid.
Mutfak **çekmeceleri** nemli olduğunda hep sıkışıyor.
Those old-fashioned long drawers look funny, don’t they?
Şu eski tip uzun **donlar** çok komik görünüyor, değil mi?