"draw on" in Turkish
Definition
Daha önceden sahip olduğunuz bilgi, deneyim veya kaynakları bir işte kullanmak.
Usage Notes (Turkish)
Daha resmî ve profesyonel ortamlarda, özellikle 'deneyim' ve 'bilgi' ile kullanılır; çizmek anlamında değildir.
Examples
She draws on her experience to solve problems at work.
İş yerindeki sorunları çözerken deneyimlerinden **yararlanıyor**.
You can draw on your savings in an emergency.
Acil durumda birikimlerinden **yararlanabilirsin**.
The teacher drew on different books for her lesson.
Öğretmen, dersi için farklı kitaplardan **yararlandı**.
Whenever I get stuck, I draw on advice from my friends.
Takıldığımda her zaman arkadaşlarımın tavsiyesinden **yararlanırım**.
As the meeting dragged on, she had to draw on her patience.
Toplantı uzadıkça, sabrından **yararlanmak zorunda kaldı**.
Writers often draw on real-life stories for inspiration.
Yazarlar ilham almak için sıkça gerçek yaşam hikayelerinden **yararlanırlar**.