"doodad" in Turkish
Definition
Adını bilmediğiniz veya hatırlamadığınız küçük bir nesne ya da alet.
Usage Notes (Turkish)
Gayri resmi konuşmalarda, nesnenin adını hatırlamadığınızda 'zımbırtı' veya 'şey' diyebilirsiniz.
Examples
Can you hand me that doodad on the table?
Masadaki o **zımbırtıyı** bana uzatır mısın?
I bought a new doodad for my phone.
Telefonum için yeni bir **zımbırtı** aldım.
What does this doodad do?
Bu **zımbırtı** ne işe yarıyor?
My dad has a drawer full of old doodads he never uses.
Babamın hiç kullanmadığı eski **zımbırtılarla** dolu bir çekmecesi var.
If the doodad starts blinking, just press this button.
Eğer **zımbırtı** yanıp sönmeye başlarsa, bu düğmeye bas.
I always forget the name of that kitchen doodad you like to use.
Senin kullanmayı sevdiğin o mutfak **zımbırtısının** adını hep unutuyorum.