아무 단어나 입력하세요!

"dizzying" in Turkish

baş döndürücü

Definition

Çok hızlı, karmaşık veya yoğun olduğu için insana baş dönmesi hissi veren bir durumu ifade eder.

Examples

The roller coaster moves at a dizzying speed.

Lunapark treni **baş döndürücü** bir hızda hareket ediyor.

He looked down from the dizzying height of the building.

O, binanın **baş döndürücü** yüksekliğinden aşağı baktı.

The changes happened at a dizzying pace.

Değişiklikler **baş döndürücü** bir hızda yaşandı.

The company grew at a dizzying rate last year.

Şirket geçen yıl **baş döndürücü** bir oranda büyüdü.

All the spinning lights created a dizzying effect at the party.

Partideki tüm dönen ışıklar **baş döndürücü** bir etki yarattı.

Scrolling through social media can feel dizzying with so much happening at once.

Sosyal medyada gezinmek, bir anda çok şey olduğu için **baş döndürücü** gelebilir.