아무 단어나 입력하세요!

"divisive" in Turkish

bölücüayrıştırıcı

Definition

Toplumda güçlü ayrılıklara veya gruplaşmalara yol açarak gerilim ya da çatışma oluşturan şey.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle siyaset, din veya toplumsal konularda, daha resmi bir dilde 'divisive' kullanılır. 'divisive issue', 'divisive comment' gibi kalıplar yaygındır. Fiziksel bir bölme değil, fikir ayrılığı anlamına gelir.

Examples

The new law became very divisive in our community.

Yeni yasa toplumumuzda oldukça **bölücü** oldu.

Her divisive speech upset many people at the meeting.

Onun **bölücü** konuşması toplantıda birçok kişiyi rahatsız etti.

The topic quickly became divisive among friends.

Konu hızla arkadaşlar arasında **bölücü** hale geldi.

Politics can be really divisive, but we try to have respectful conversations.

Siyaset gerçekten **bölücü** olabilir, ama biz saygılı sohbetler yapmaya çalışıyoruz.

Social media sometimes spreads divisive opinions very quickly.

Sosyal medya bazen **bölücü** görüşleri çok hızlı yayabiliyor.

That joke was pretty divisive—some people laughed, some were offended.

O şaka oldukça **bölücüydü**—bazı insanlar güldü, bazıları ise alınmıştı.