"disseminate" in Turkish
Definition
Bilgi veya fikirleri geniş kitlelere yaymak.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle resmi veya akademik ortamlarda bilgi yaymak için kullanılır. Fiziksel nesneler için kullanılmaz.
Examples
The teacher disseminates important information to all students.
Öğretmen, tüm öğrencilere önemli bilgileri **yayar**.
Health officials disseminate facts about the new vaccine.
Sağlık yetkilileri yeni aşıyla ilgili gerçekleri **yayar**.
We should disseminate safety guidelines to everyone.
Herkese güvenlik kurallarını **yaymalıyız**.
Social media makes it easy to disseminate news quickly.
Sosyal medya sayesinde haberler hızlıca **yayılır**.
They used flyers to disseminate information about the event in the community.
Toplulukta etkinlik bilgisini **yaymak** için broşür kullandılar.
Researchers hope their findings will be widely disseminated and used.
Araştırmacılar, bulgularının yaygın şekilde **yayılmasını** ve kullanılmasını umuyor.