아무 단어나 입력하세요!

"displease" in Turkish

hoşnutsuz etmekmemnun etmemek

Definition

Birinin sözleriniz veya davranışlarınız nedeniyle hoşnutsuz, rahatsız ya da kırgın hissetmesine neden olmak.

Usage Notes (Turkish)

'Displease' resmîdir, günlük konuşmada nadiren kullanılır; bunun yerine 'annoy', 'upset', 'offend' daha yaygındır. Genelde edilgen olarak 'be displeased with' şeklinde ve 'anger' veya 'offend'den daha yumuşak bir tondadır.

Examples

Loud noises displease the baby.

Yüksek sesler bebeği **hoşnutsuz ediyor**.

He tried not to displease his teacher.

Öğretmenini **hoşnutsuz etmekten** kaçınmaya çalıştı.

My comments may displease some people.

Yorumlarım bazı insanları **hoşnutsuz edebilir**.

You don't want to displease the boss before your review.

Değerlendirme öncesinde patronu **hoşnutsuz etmek istemezsin**.

Nothing seemed to displease her, no matter what happened.

Ne olursa olsun, hiçbir şey onu **hoşnutsuz etmiyor** gibiydi.

He spoke carefully, afraid to displease the crowd.

Kalabalığı **hoşnutsuz etmekten** korktuğu için dikkatli konuştu.