"disintegrated" in Turkish
Definition
Bir şeyin tamamen parçalara ayrılması veya bir bütün olarak işlevini yitirmesi durumunu ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
'Disintegrated', fiziksel nesneler veya grup/sistemler tamamen bozulduğunda, daha resmî ve kalıcı bir şekilde kullanılır. 'broke apart'tan daha kapsamlıdır.
Examples
The cookie disintegrated in the milk.
Kurabiye süt içinde **dağıldı**.
The old building disintegrated after many years without repairs.
Eski bina yıllarca onarılmadan sonra **parçalandı**.
The team disintegrated when the coach left.
Antrenör gidince takım **dağıldı**.
By the end of the movie, their friendship had completely disintegrated.
Filmin sonunda, aralarındaki dostluk tamamen **dağıldı**.
The ancient scroll disintegrated as soon as we touched it.
Kadim parşömen dokunduğumuz anda **parçalandı**.
After years of neglect, the once-bright mural just disintegrated into dust.
Yıllarca ilgilenilmeyince bir zamanlar canlı olan duvar resmi toza **parçalandı**.