"disheartening" in Turkish
Definition
Umudu, özgüveni veya motivasyonu kaybettiren; insanı cesaretsiz bırakan bir durum.
Usage Notes (Turkish)
Çoğunlukla resmi ve yazılı dilde kullanılır. Olaylar, haberler veya kişinin moralini bozan durumlar için uygundur. 'disheartening news' moralsiz bırakan kötü haber demektir.
Examples
The results were disheartening.
Sonuçlar oldukça **cesaret kırıcıydı**.
It was disheartening to see so much trash in the park.
Parkta bu kadar çok çöp görmek **cesaret kırıcıydı**.
Her words were very disheartening.
Onun sözleri çok **cesaret kırıcıydı**.
It's pretty disheartening when your efforts go unnoticed.
Çabalarınız fark edilmeyince bu oldukça **cesaret kırıcı** olur.
That was a disheartening setback, but we can't give up now.
Bu **cesaret kırıcı** bir aksilikti, ama şimdi vazgeçemeyiz.
Hearing the team's decision was honestly disheartening.
Takımın kararını duymak gerçekten **cesaret kırıcıydı**.