"disadvantaged" in Turkish
Definition
Bu kelime, maddi veya sosyal açıdan yeterince imkanı olmayan, fırsatları kısıtlı kişiler veya gruplar için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle resmi, sosyal veya ekonomik bağlamlarda; 'dezavantajlı çocuklar', 'dezavantajlı topluluklar' gibi ifadelerde kullanılır. Günlük bireysel sorunlar için kullanılmaz.
Examples
Many disadvantaged children need extra help at school.
Birçok **dezavantajlı** çocuğun okulda ek desteğe ihtiyacı var.
The government supports disadvantaged communities.
Hükümet, **dezavantajlı** topluluklara destek veriyor.
Programs are made to help disadvantaged families.
**Dezavantajlı** ailelere yardımcı olmak için programlar oluşturuluyor.
He's passionate about volunteering with disadvantaged youth.
O, **dezavantajlı** gençlerle gönüllü çalışmalara tutkuyla katılıyor.
Living in a disadvantaged area can limit your opportunities.
**Dezavantajlı** bir bölgede yaşamak fırsatlarını sınırlayabilir.
This charity focuses on projects for disadvantaged backgrounds.
Bu yardım kuruluşu, **dezavantajlı** geçmişlere yönelik projelere odaklanıyor.