"dilatation" in Turkish
Definition
Bir şeyin daha geniş ya da açık hale gelme durumu veya süreci, özellikle tıp veya bilim alanında kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Çoğunlukla tıbbi veya bilimsel terim olarak kullanılır ('pupil dilatation', 'damar dilatation' gibi). Günlük konuşmada nadiren kullanılır.
Examples
The doctor explained the dilatation of the blood vessels.
Doktor, kan damarlarının **dilatasyonunu** açıkladı.
Dilatation of the pupil happens in low light.
Karanlıkta göz bebeğinin **dilatasyonu** gerçekleşir.
The report discusses the dilatation of the river channel.
Rapor, nehir yatağının **genişlemesini** tartışıyor.
After taking the eye drops, I noticed a strange dilatation of my pupils.
Göz damlası kullandıktan sonra, göz bebeklerimde garip bir **dilatasyon** fark ettim.
The nurse monitored the patient's artery dilatation during the procedure.
Hemşire, işlem sırasında hastanın atardamarının **dilatasyonunu** izledi.
Certain medications can cause dilatation of veins, making them easier to find for injections.
Bazı ilaçlar damarların **genişlemesine** neden olabilir, bu da enjeksiyonları daha kolay hale getirir.