"dickering" in Turkish
Definition
Bir fiyat ya da anlaşma üzerinde gayriresmî şekilde tartışmak veya pazarlık yapmak.
Usage Notes (Turkish)
Çok gayriresmî ve biraz eski moda bir ifadedir; 'haggling' ile benzer ama daha az resmidir. Günlük konuşmada nadiren kullanılır, daha çok öykülerde ya da kırsal ortamda karşınıza çıkar.
Examples
The two men were dickering over the price of the car.
İki adam araba fiyatı konusunda **pazarlık ediyordu**.
She spent all morning dickering at the market.
O, bütün sabahı pazarda **pazarlık ederek** geçirdi.
After much dickering, they agreed on a fair deal.
Çok fazla **pazarlık**tan sonra adil bir anlaşmada anlaştılar.
Quit your dickering and just give me your best price.
**Pazarlığı** bırak ve en iyi fiyatını söyle bana.
We spent an hour dickering about who would pay for dinner.
Akşam yemeğini kimin ödeyeceği konusunda bir saat **pazarlık** yaptık.
All this dickering isn’t going to change my mind.
Bu kadar **pazarlık** fikrimi değiştirmeyecek.