"dicey" in Turkish
Definition
Bir şey tehlikeli, riskli veya belirsiz ise kötü bir sonuca yol açabilir.
Usage Notes (Turkish)
'Tehlikeli' veya 'riskli' genellikle günlük konuşmada kullanılır; resmi yazılarda 'tehlikeli', 'belirsiz' daha uygundur.
Examples
Crossing the old bridge looks dicey on a windy day.
Eski köprüyü rüzgarlı bir günde geçmek **tehlikeli** görünüyor.
The weather is dicey this afternoon, so bring an umbrella.
Bugün öğleden sonra hava **belirsiz**, bu yüzden şemsiye al.
Climbing without safety gear is always dicey.
Güvenlik ekipmansız tırmanmak her zaman **tehlikeli**dir.
That part of town gets dicey after dark, so be careful.
Şehrin o kısmı karanlıktan sonra **tehlikeli** olur, dikkatli ol.
It got dicey in the last few minutes of the game.
Maçın son birkaç dakikasında işler **tehlikeli** hale geldi.
Taking that shortcut is a bit dicey, but it might save us time.
O kısayol biraz **riskli**, ama bize zaman kazandırabilir.