"desperado" in Turkish
Definition
Korkusuz ve çoğunlukla şiddet eğilimli suçlu, özellikle geçmişte yasalara uymayan kimseler için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle eski çağların kanun kaçakları, özellikle Vahşi Batı figürleri için kullanılır; modern suçlularda nadiren geçer, edebi veya romantik bir hava taşır.
Examples
The movie is about a desperado in the Wild West.
Film Vahşi Batı'daki bir **kanun kaçağı**nı konu alıyor.
Many songs tell stories of a brave desperado.
Birçok şarkı cesur bir **kanun kaçağı**nın hikayesini anlatır.
The sheriff tried to catch the desperado.
Şerif, **kanun kaçağı**nı yakalamaya çalıştı.
He lived like a real desperado, always running from the law.
Gerçek bir **kanun kaçağı** gibi yaşadı, sürekli kanundan kaçıyordu.
Don't mess with him—he acts like a desperado from an old western.
Onunla uğraşma—eski bir western filmindeki **kanun kaçağı** gibi davranıyor.
Back then, being called a desperado meant you were both feared and admired.
O zamanlar **kanun kaçağı** olarak anılmak hem korkulmak hem de hayranlık uyandırmak demekti.