"desecrate" in Turkish
Definition
Kutsal veya saygıdeğer bir yere ya da nesneye kasıtlı olarak zarar vermek veya saygısız davranmak.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok dini ya da kültürel olarak kutsal kabul edilen yerler için kullanılır. 'Bir tapınağa/mezara hakaret etmek' şeklinde haberlerde ve resmi yazılarda rastlanır. Küçük saygısızlıklar için uygun değildir.
Examples
They should never desecrate a holy temple.
Asla kutsal bir tapınağa **hakaret etmemeliler**.
It is wrong to desecrate graves.
Mezarları **hakaret etmek** yanlıştır.
They feared someone would desecrate the ancient monument.
Birinin antik anıtı **hakaret etmesinden** korkuyorlardı.
The vandals completely desecrated the old church with graffiti.
Vandallar, grafitilerle eski kiliseyi tamamen **kirlettiler**.
People were outraged when they saw the memorial had been desecrated.
Anıtın **hakaret edildiğini** gören insanlar öfkelendi.
The film shocked audiences by showing a character who tried to desecrate a sacred object.
Filmdeki karakterin kutsal bir objeyi **kirletmeye çalıştığını** göstermek seyircileri şok etti.