"depravity" in Turkish
Definition
Ahlakta aşırı bozulma veya kötülük; derin derecede ahlaksız ya da kötü davranış.
Usage Notes (Turkish)
Çok resmi ve edebi bir kelimedir; genellikle felsefi, dini veya edebi metinlerde yer alır. Günlük konuşmada kullanılmaz. 'badness' veya 'wickedness'ten daha güçlü bir anlam taşır.
Examples
The story describes the depravity of the villain.
Hikaye, kötü karakterin **yozlaşmasını** anlatıyor.
Many people were shocked by the depravity of the crime.
Birçok kişi, suçun **ahlaksızlığı** karşısında şoke oldu.
He wrote a book about moral depravity in society.
Toplumdaki ahlaki **yozlaşma** hakkında bir kitap yazdı.
Some critics argue that the film celebrates depravity rather than warning against it.
Bazı eleştirmenler, filmin **yozlaşma**yı uyarmak yerine yücelttiğini savunuyor.
Centuries of war left a sense of depravity in the culture.
Yüzyıllar süren savaş, kültürde bir **yozlaşma** duygusu bıraktı.
She was horrified by the sheer depravity of what she saw online.
İnternette gördüğü saf **ahlaksızlık** onu dehşete düşürdü.