아무 단어나 입력하세요!

"demonstrable" in Turkish

kanıtlanabilirgösterilebilir

Definition

Açık delil veya kanıt ile kolayca gösterilebilen veya ispatlanabilen bir şey.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle resmi, akademik veya bilimsel metinlerde kullanılır. 'demonstrable proof', 'demonstrable effect' gibi ifadelerde sık görülür. Günlük konuşmada nadiren kullanılır.

Examples

The scientist presented demonstrable results in her research.

Bilim insanı araştırmasında **kanıtlanabilir** sonuçlar sundu.

There is demonstrable evidence that exercise improves health.

Egzersizin sağlığı iyileştirdiğine dair **kanıtlanabilir** kanıtlar var.

Their success is demonstrable after years of hard work.

Uzun yıllar süren sıkı çalışmadan sonra başarıları **kanıtlanabilir**.

There isn't any demonstrable link between those two events yet.

Bu iki olay arasında henüz **kanıtlanabilir** bir bağlantı yok.

It’s important to have demonstrable skills, not just a good resume.

Sadece iyi bir özgeçmiş değil, **kanıtlanabilir** becerilere sahip olmak önemlidir.

Her influence on the team is definitely demonstrable—everyone performs better when she's around.

Takıma olan etkisi kesinlikle **kanıtlanabilir**—o varken herkes daha iyi performans gösteriyor.