"deluding" in Turkish
Definition
Birine yanlış bilgi vererek ya da sahte bir izlenim yaratarak gerçeğe aykırı bir şeye inanmasını sağlamak.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok resmi yazışma veya konuşmalarda kullanılır; günlük konuşmalarda seyrektir. 'deluding oneself' kendi kendini kandırmak anlamındadır, 'confusing' veya 'lying' ile karıştırmayın.
Examples
She is deluding her parents about her grades.
O, notları konusunda ailesini **aldatıyor**.
The advertisement was deluding consumers.
Reklam, tüketicileri **aldatıyordu**.
He keeps deluding himself that he will win the lottery.
O, sürekli piyangoyu kazanacağını **kendi kendine kandırıyor**.
Don't waste your time deluding yourself; it's never going to happen.
Zamanını **kendi kendini kandırarak** harcama; bu asla olmayacak.
By deluding the public, the company avoided a scandal for months.
Halkı **aldatarak**, şirket aylarca skandaldan kaçındı.
It’s easy to start deluding yourself when you want something badly enough.
Bir şeyi çok istediğinde, **kendini kandırmaya** başlamak kolaydır.