"defaulting" in Turkish
Definition
Bir borcu ya da resmi bir yükümlülüğü zamanında yerine getirmemek anlamına gelir. Genellikle finansal ve hukuki alanlarda kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok hukuki, finansal ve iş alanlarında geçer. 'defaulting on a loan' gibi kalıplarda sıkça kullanılır. Sadece sorumlulukların yerine getirilmemesini ifade eder; unutma ya da basit bir hata değildir.
Examples
The company is defaulting on its loans.
Şirket, kredilerinde **yükümlülükleri yerine getirmiyor**.
He was sued for defaulting on child support payments.
Çocuk nafaka ödemelerinde **yükümlülüklerini yerine getirmediği** için dava edildi.
Countries defaulting can face severe economic consequences.
**Yükümlülükleri yerine getirmeyen** ülkeler ciddi ekonomik sonuçlarla karşılaşabilir.
After defaulting for months, the tenant was finally evicted.
Aylarca **yükümlülüklerini yerine getirmediği** için kiracı sonunda tahliye edildi.
The risk of defaulting increases with unstable income.
Gelir dengesiz olduğunda **yükümlülükleri yerine getirmeme** riski artar.
Banks are strict with clients who are at risk of defaulting.
Bankalar, **yükümlülükleri yerine getirmeme** riski taşıyan müşterilere karşı katıdır.