"deem" in Turkish
Definition
Bir şeyi belirli bir şekilde düşünmek veya değerlendirmek; bir şeyi belirli bir özelliğe sahip olarak görmek.
Usage Notes (Turkish)
'Deem' resmî ve hukuki, akademik bağlamlarda sık kullanılır. Günlük konuşmada genellikle 'düşünmek', 'saymak', 'görmek' tercih edilir.
Examples
The teacher deems this project important.
Öğretmen bu projeyi önemli olarak **görüyor**.
We deem it necessary to act now.
Şimdi harekete geçmeyi **gerekli olarak görüyoruz**.
The law deems him responsible.
Yasa onu sorumlu olarak **görüyor**.
Many people deem it polite to shake hands.
Birçok insan el sıkışmayı kibarca **görür**.
If you deem this unfair, let us know.
Eğer bunu haksız **görüyorsanız**, bize bildirin.
The report was deemed confidential by the committee.
Rapor, komite tarafından gizli olarak **görülmüştü**.