아무 단어나 입력하세요!

"decay" in Turkish

çürümebozulma

Definition

Bir şeyin zamanla yavaş yavaş bozulması veya çürümesi; örneğin yiyeceklerin bozulması ya da bir yapının, toplumun ya da sağlığın kötüleşmesi.

Usage Notes (Turkish)

Yavaş ilerleyen fiziksel süreçler (yiyecekler, dişler, bitkiler) veya toplumsal/moral çöküş için kullanılır. Ani bozulmalar için kullanılmaz.

Examples

If you leave fruit out, it will start to decay.

Meyveyi dışarıda bırakırsanız, **çürümeye** başlar.

Tooth decay is caused by eating too much sugar.

Çok fazla şeker yemek diş **çürümesine** neden olur.

The old house fell into decay over the years.

Eski ev yıllar içinde **çürüme**ye başladı.

After the storm, you could smell the decay of fallen trees everywhere.

Fırtınadan sonra, her yerde devrilmiş ağaçların **çürüme** kokusu vardı.

Some people worry about the decay of traditional values in modern society.

Bazı insanlar modern toplumda geleneksel değerlerin **çürümesi**nden endişeleniyor.

Without regular cleaning, food will quickly decay in the fridge.

Düzenli temizlik olmazsa, buzdolabındaki yiyecekler hızla **çürür**.