"debauch" in Turkish
Definition
Birini ahlaksızlık ya da aşırı zevke sürükleyip karakterini veya değerlerini bozmak.
Usage Notes (Turkish)
Kelime genellikle edebi veya resmî bağlamlarda, ahlaki çöküş veya bozulmayı anlatmak için kullanılır; sıradan eğlenceyi anlatmaz.
Examples
He tried to debauch the young students with bad habits.
Genç öğrencileri kötü alışkanlıklarla **yozlaştırmaya** çalıştı.
The movie showed how money can debauch a person’s morals.
Film, paranın birinin ahlakını nasıl **yozlaştırabileceğini** gösterdi.
The group tried to debauch the peaceful village life.
Grup, köyün huzurlu yaşamını **yozlaştırmaya** çalıştı.
He feared too much freedom would debauch the youth.
Çok fazla özgürlüğün gençleri **yozlaştıracağından** korktu.
Centuries of war helped to debauch their culture and traditions.
Yüzyıllar süren savaş, kültür ve geleneklerini **yozlaştırdı**.
The novel tells of a city slowly debauched by luxury and desire.
Roman, lüks ve arzuyla yavaşça **yozlaşan** bir şehri anlatıyor.