"deadbeats" in Turkish
Definition
Sürekli borcunu ödemeyen veya sorumluluklarını yerine getirmeyen kişilere denir. Genellikle olumsuz anlam taşır.
Usage Notes (Turkish)
"Beleşçi" veya "borcunu ödemeyen kişi" ifadeleri küçümseyici ve gayriresmidir; özellikle kasıtlı olarak sorumluluklardan kaçanlar için kullanılır.
Examples
Some people think all artists are deadbeats, but that's not true.
Bazı insanlar tüm sanatçıların **beleşçi** olduğunu düşünür, ama bu doğru değil.
The landlord wants to evict the deadbeats who haven't paid rent.
Ev sahibi kira ödemeyen **beleşçileri** evden çıkarmak istiyor.
My uncle thinks young people today are all deadbeats.
Amcam, günümüz gençlerinin hepsinin **beleşçi** olduğunu düşünüyor.
The club is tired of chasing deadbeats who never pay their membership fees.
Kulüp, hiç aidat ödemeyen **beleşçi**lerin peşinden koşmaktan bıktı.
If you hang out with deadbeats, don't expect to get anything done.
**Beleşçi**lerle takılırsan bir şey başaramazsın.
Credit card companies have strict rules to avoid deadbeats abusing their system.
Kredi kartı şirketlerinin, **beleşçi**lerin sistemi kötüye kullanmasını engellemek için katı kuralları vardır.