아무 단어나 입력하세요!

"dazzles" in Turkish

göz kamaştırmakbüyülemek

Definition

Çok parlak ışık nedeniyle görmeyi zorlaştırmak ya da birinin güzelliği, yeteneği veya performansıyla çok etkilemek.

Usage Notes (Turkish)

Hem göz kamaştıran parlak ışıklarda hem de etkileyici güzellik veya yetenek için kullanılır. 'lights', 'smile', 'talent' gibi kelimelerle beraber geçebilir.

Examples

The sun dazzles my eyes in the morning.

Güneş sabahları gözlerimi **kamaştırıyor**.

Her talent dazzles everyone in the class.

Onun yeteneği sınıftaki herkesi **büyülüyor**.

The magician dazzles the audience with his tricks.

Sihirbaz, gösterileriyle izleyicileri **büyülüyor**.

Her smile always dazzles me.

Onun gülüşü beni her zaman **büyüler**.

The new movie’s special effects really dazzle the crowd.

Yeni filmin özel efektleri seyirciyi gerçekten **büyüledi**.

He always dazzles at parties with his dance moves.

O, dans hareketleriyle partilerde her zaman **büyüler**.