아무 단어나 입력하세요!

"curtail" in Turkish

kısıtlamakazaltmak

Definition

Bir şeyin miktarını veya kapsamını özellikle haklar, faaliyetler veya kaynaklar konusunda azaltmak veya sınırlamak.

Usage Notes (Turkish)

Resmî bir kelimedir, genellikle yazılı veya profesyonel bağlamlarda kullanılır. 'giderler', 'özgürlük', 'haklar', 'aktiviteler' gibi kelimelerle sıkça birlikte geçer. Fiziksel nesneler için kullanılmaz.

Examples

The company will curtail its spending this year.

Şirket bu yıl harcamalarını **azaltacak**.

They decided to curtail the celebration because of the weather.

Havadan dolayı kutlamayı **kısıtlamaya** karar verdiler.

New laws may curtail our freedom.

Yeni yasalar özgürlüğümüzü **kısıtlayabilir**.

Budget cuts forced the school to curtail after-school programs.

Bütçe kesintileri nedeniyle okul ders dışı programları **kısaltmak** zorunda kaldı.

Many people were angry when their rights were suddenly curtailed.

Hakları aniden **kısıtlandığında** birçok kişi öfkelendi.

To save time, we had to curtail the meeting and skip some topics.

Zaman kazanmak için toplantıyı **kısaltıp** bazı konuları atlamak zorunda kaldık.