"curbing" in Turkish
Definition
İstenmeyen bir durumu önlemek için bir şeyi kontrol etmek, azaltmak ya da sınırlandırmak anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
'curbing' genellikle 'suç', 'kirlilik', 'harcama' gibi kelimelerle resmi ifadelerde kullanılır. İstenmeyen bir şeyi önleyici/azaltıcı bir eylemi ifade eder. 'curb' (kaldırım taşı) ile karıştırmayın.
Examples
New laws focus on curbing violence in schools.
Yeni yasalar okullardaki şiddeti **sınırlamaya** odaklanıyor.
The government hopes that curbing taxes will help the economy grow.
Hükümet, vergileri **azaltmanın** ekonomiyi büyütmeye yardımcı olmasını umuyor.
They're curbing their sugar intake to get healthier.
Daha sağlıklı olmak için şeker tüketimlerini **sınırlıyorlar**.
Many countries are curbing the use of plastic bags.
Birçok ülke plastik poşet kullanımını **sınırlıyor**.
The city is curbing air pollution by planting more trees.
Şehir daha fazla ağaç dikerek hava kirliliğini **sınırlıyor**.
They are curbing spending to save money.
Tasarruf etmek için harcamalarını **azaltıyorlar**.